Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun
in

Sevgililer Gününüz nasıl geçti

Sizin sevgililer gününüz nasıl geçti? Hediyeler size kalsın, ben sevgiyi hissettiğiniz andaki tanımlanamayan mutluluğunuzdan bahsediyorum. Olur ya hani bazen, bir duygu vardır hissettiğimiz; ama tam olarak konduramayız ne olduğunu, adını bilmeyiz. Sonra mutluluk der, geçeriz. İşte tam olarak bunu soruyorum.

Mesela dışarıda yağmur yağar ve biz evimizde, iş yerinde olduğumuzda sonsuz bir huzurla izler, bir anda mutlu oluruz ya! Oysa dışarıda olsak, ıslandığımıza lanetler yağdıracağızdır; ama insan nefsi işte, yaşadığı ana tutulunca gerisi boş oluveriyor. Mesela yağmur yağarken evde olmanın ve yağmur damlalarını, damlaların sesini dinlemenin verdiği haz, “chrysalism” olarak tanımlanıyormuş. O halde sevildiğimizi hissettiğimizde mutlu olduğumuz o anın da bir adı olmalı! Çünkü neden olmasın?

Sevgi ile gelen mutluluğun tanımı: Nergis kokusu

Mutluluğa 5 kala

Araştırmalarım sonucu aradığım şeye tam olarak ulaşamadım. Ama şunu buldum: Şu anda mutlu olduğumuzu fark ettiğimiz an, yani bilinçli olarak mutlu hissetmeye çalışma duygusuna, “kairosclerosis” deniyormuş.

Evet, bir nebze olsun o gibi. Mutluluk içeriyor nihayetinde. Ama tam olarak o değil ya hani. O zaman bu duyguyu adlandırmaya karar verdim. Özellikle dünkü yaşadığım tevafuk mu, yoksa tesadüf mü olduğuna karar verdiğim anlarımdan birinden sonra, sıcacık bir duygu buldum; kokusu hala burnumda. Bir de hala sımsıcak duygusu içimde, bu mutluluk değil de nedir?

Hayatı daha tozpembe görmeme, daha çok sevmeme sebep bir sevgilim var, evet; ama ben sevgiyi şu dünyada bir tek kişide sınırlandırmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum. İşte bundan sebep, sevgililer günü deyince sadece koşup ona gidemem. Çocukluğumdan bu yana kalbimde taşıdıklarım var, ailem var, yeni tanışmama rağmen çok uzun zamandır tanışıyormuşuz hissiyle sevdiklerim, çok sevdiklerim var…

Sevgi ile gelen mutluluğun tanımı: Nergis kokusu

Tevafuk mu, tesadüf mü

Evet, o an! Çocukluğumdan bu güne dek uzanan, bana arkadaşlığı, dostluğu, gözyaşını, sevinci tek karede göstermeyi görev bilmiş, sol yanıma can olan birinden geldi. Vapurla Beşiktaş’a geçtim. Bilenler için söylüyorum, hani iskelenin hemen karşısında, otobüs duraklarının sağında, köşede bir çiçekçi var ya, işte oradaki nergislere takıldı gözüm…

Çocukluğumdan beri çok sevdiğim, pek çok şeye alerjim olduğu düşününce de kokusunu içime çekebildiğim nadir çiçeklerden biri o. Çocukluğuma ait üç kokudan biri. Adana’da en çok portakal, limon çiçeklerinin o mis kokusundan sonra nergislerin ve yaseminlerin kokusunu alırsınız. Çocuk yanınızın ait hissettiği kokular da hep güvende ve huzurlu hissettirir. Bu konuda bir araştırma muhakkak vardır; ama bu daha çok benim hissettiğim, inandığım.

Neyse işte, o çiçekçide gözlerim takıldı kaldı. Ama hani şu filmlerde olur ya, aynen öyle oldu. Sanki o kadar uzun zamandır nergis görmüyorum gibi, tutuldum. Özel günlerin insanlara bıraktığı duygusallıktan olsa gerek! Elim hemen telefona gitti. Ama baktığımda o çoktan hissetmiş de beni aramıştı. Telefonumda bir cevapsız arama bana geçmişimin en güvenli alanlarından göz kırpıyordu: Melike!

Sevgi ile gelen mutluluğun tanımı: Nergis kokusu

Ya sonra

Çok sevgiden mi, tevafuktan mı, yoksa sadece küçük bir tesadüf hissinden mi, insan bir ürperiyor önce değil mi? Hemen aradım dostumu, o heyecanla da dökülüverdim: E ben seni arayacaktım, bir sürü nergisi görünce en azında çekip fotoğrafını gönderirim; Sevgililer Günün kutlu olsun diyecektim. Yine mi hissettin yoksa?

Telefonun diğer ucunda, çok uzaklarda, ama yanı başımdaymış gibi huzur veren sesiyle, “Bence yine hissetmekten fazlası. Çünkü karşımda duran güzel nergislere dayanamadım da, arayıp Sevgililer Gününü kutlayacaktım” dedi.

Hayatta küçücük şeyleri kaçırmak istemeyenler beni anlayacaklardır. Ben o anda bu duyguyu nasıl tarif ederdim ki, mutluluk deyip, geçtim işte! Çünkü telefonla yakınlaştığımız zamanlardı ve bana çocukluğumdan bildiriyordu. Çok da üstünde durmadım. Duyguma isim bulacak kıvamım için yarım saat daha geçmesi gerekiyordu…

Sevgi ile gelen mutluluğun tanımı: Nergis kokusu

Yarım saat sonra

10 dakika kadar telefonda kaldık. Güldük, eğlendik. Nergisin o tarifsiz kokusu ikimizin de genzini yakmadan hafif hafif burnunda geziniyordu. 20 dakika sonra ise artık evin yolunu bulmuştum ve ömürlük sevgilim arayıp, “Beni köşede bekle, geliyorum” dedi. Sanki tüm bunları yaşadığımdan, sarhoşluğumdan haberdar gibi, elinde bir demet nergis, çıkageldi.

Bu gerçekten mutlu olduğum ve bunu sonsuz hissettiğim bir andı. Biliyordum, o nergisler çocukluğumun en güzel oyunlarını yarıda bırakıp da gelmişti. Kokusu sizi de sarsın istedim. Dününüze azıcık hüzün bulaştıysa bile, bugününüz mis gibi koksun diye…

Sizin Sevgililer Gününüz nasıl geçti bilmiyorum; ama kendinizi durup biraz dinlerseniz, mis gibi nergis kokusunun burnunuza dolacağını biliyorum.

A bu arada, evet, bu duygunun adı, “nergis koklamak” olsun. Daha başka ne anlatabilir ki?

Sevgimle

Damla Karakuş

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Rapor Et

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?



Yorumun nedir ?

Paylaşan Yogber : Alev Aksoy

Günlük tutmak için harika öneriler

Hissettiğimiz ama adını koyamadığımız 25 duygu