Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun
in

Bağışıklık güçlendirme metodu: Yağ çekme

Bağışıklık güçlendirme metodu: Yağ çekme
Bağışıklık güçlendirme metodu: Yağ çekme

Bağışıklık güçlendirme metodu: Yağ çekme

Uzmanlar, pek çok rahatsızlığın ağızda başladığı konusunda hem fikir. Yediğimiz tüm yemekler, içtiğimiz tüm sıvılar, kısaca tükettiğimiz her şey ağzımızdan vücudumuza ilerler. Yemek gibi dış etkenlerle gelen mikropları ağzımızdan alır, iç organlarımıza yayarız. Ağza yerleşen bakteriler de vücutta pek çok organın hastalanmasına neden olabilir. İşte bu yüzden uzmanlar hem yediklerimize dikkat etmemiz gerektiğini, hem de ağız ve diş sağlığına özen göstermemizi tembihliyor sıkı sıkı.

Oil Pulling (yağ çekme) nedir

Oil pulling, yani yağ çekme işlemi de bu mantıktan hareketle ortaya çıkmış, ayurveda temelli bir yöntemdir. Ayurveda Hindistan’da ortaya çıkmış, binlerce yıllık bir tıp sistemidir. Günümüzde hala Hindistan’ın yanı sıra Nepal ve Sri Lanka’da da uygulanır. Ayur ‘hayat’, veda ise ‘bilgi’ anlamına gelir. Ayurvedanın en büyük özelliği, hasta olmayı önleyecek arındırıcı, temizleyici yaklaşımıdır. Adının hayat bilgisi anlamına gelmesi de bundandır.

Bu basit işlem nasıl yapılır

Oil pulling, uygulanışı açısından gayet basit bir uygulama. Sabahları aç karna 1 tatlı kaşığı yağın 15-20 dakika boyunda dişler arasında çalkalanması ile yapılıyor. Yağ ağızda gargara yapılmamak sureti ile dişlerin arasından geçirilerek, emilerek ağız içinde iyice dolaştırılıyor. Ardından sadece tükürmek ve ağzı bol su ile çalkalamak yeterli. Hemen ardından dişlerinizi fırçalayabilir, kahvaltı yapabilir ve ya bir şeyler içebilirsiniz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var.

– Yağ asla gargara yapılmamalı

– Boğaza getirilmemeli ve yutulmamalı

– Etkili olması için en az 15-20 dakika uygulanmalı

– Eğer ardından diş macunu kullanılacaksa ev yapımı bir macun tercih edilmeli

– Sabah uyanır uyanmaz aç karnına yapılmalı

Oil Pulling’in faydalarını saymakla bitmez

Oil pulling, ağız-diş-diş eti sağlığını korumak için önemli ve etkili bir uygulama. Ancak etkileri sadece bununla kalmıyor. Ağzımız vücudumuza girişin en büyük kapısı. Bu kapıdan kolaylıkla pek çok bakteri, virüs ve diğer mikroorganizmalar vücudumuza giriş sağlıyor. Bu mikroorganizmalar önce ağız sağlımıza olumsuz etki ediyor, sonra da yutkunma reflekslerimiz ile dolaşım ve sindirim sistemimize yayılıyorlar. Oil pulling işlemi, ağızda bulunan tüm zararlı mikroorganizmaların ve toksiklerin yağ ile toparlanıp atılmasını sağlıyor. Böylece bu zararlı canlılar vücudumuza yayılmadan atılmış oluyorlar. İşte bu yüzden yutmamak gerekiyor. Uygulamaya ilk başlayanlar için yanaklarda veya çenede ağrı olabilir. Uzun süre çalkalama yapamayabilirsiniz. Bunun için yutmamak adına tükürüp tekrar ağzınıza yağ alıp işleme devam edebilirsiniz. Aynı zamanda alıştırmak adına süreyi ilk birkaç gün kısa tutup yavaş yavaş uzatabilirsiniz.

Oil pulling ile toplanan zararlı canlılar ve toksikler ağız içinden atılırken ilk olarak ağzınızda ve dişlerinize şu etkileri hissedecek ve göreceksiniz:

– Dişlerde beyazlama

– Diş eti kanamalarında sonlanma

– Eğer dişeti renklerinde bozukluk varsa, düzelme

– Tartarların yavaş yavaş yok olması

– Damak tadının yerine gelmesi, tatları çok daha iyi hissetme

Bir süredir Oil Pulling yapanlarda zamanla sinüzit-migren ağrılarının azaldığını ve hatta bazılarının ağrılarının tamamen gittiğini, sindirim sistemlerinde düzelmeler gördüğü, eklem ağrılarının azaldığı, egzama ve sedefte olumlu etkiler gördüğü de gözlenmiştir. Oil Pulling’i tanıtan ve hakkında pek çok araştırma yapan Dr. F. Karsch bu uygulamanın alerjiler, yüksek kan şekeri, kabızlık, migren, bronşit, egzama, kalp, böbrek, akciğer hastalıkları, lösemi, artrit, menenjit, uykusuzluk, menopoz, kanser, AIDS, kronik enfeksiyonlar, varis, yüksek tansiyon, diyabet, çatlak topuklar, akne, dermatit gibi pek çok hastalığın tedavisinde yardımcı olabileceğini söylemiştir.

Tek başına yeterli olmayabilir

Tabi ki alternatif tıp dahilinde görebileceğimiz bu yöntem tek başına her şeye karşı savaşır ya da faydalı diyemeyiz. Her bünyenin kendine has bir şifresi vardır ve sonuçlar bir olarak düşünülemez. Bu yöntemi uygularsanız tüm hastalılardan kurtulursunuz demek ne kadar yanlış ise bunu uygulamayın demek de o kadar yanlıştır. En iyisi basit ve neredeyse masrafsız olan bu şifalı yöntemi hayatınızın bir dönemine ekleyin ve vücudunuzdaki sonuçları kendiniz gözlemleyin.

Gizem Bozdağ

[email protected]

özel içeriğidir.

Rapor Et

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?



Yorumun nedir ?

Paylaşan Yogber : Alev Aksoy

Jinekolojik kanser riski 45 yaşından sonra artıyor

Jinekolojik kanser riski 45 yaşından sonra artıyor

Çocuk sahibi olmak isteyenlere yeni tedavi umudu

Çocuk sahibi olmak isteyenlere yeni tedavi umudu