Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun
in

Normalleşme döneminde diş sağlığımız

1 Haziran itibariyle hayata geçirilen normalleşme süreci birçok soruyu da beraberinde getirdi. Bu süreçte diş tedavisi yarım kalan hastalar, diş ağrısı yaşayanlar ve diş ile ilgili işlemleri gerçekleştiren personel, doktor ve sağlık çalışanları internette sıklıkla diş hastaneleri ve diş polikliniklerinin açılacağı tarihi araştırılırken, uzmanlar zorunlu olmadıkça diş hastanelerinden uzak durulması konusunda uyarıyor. Koronavirüsün özellikle damlacık yoluyla hızlı bulaşıcılık göstermesi, diş hekimliği alanını da olumsuz etkiliyor. Prof. Dr. Selçuk Basa diş sağlığımız ve tedavileri hakkında bilgiler verdi.

Hastalar diş tedavisi için nasıl kabul edilecek

Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Selçuk Basa, Pandemi sürecinin en başından beri Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan rehberleri takip etmekteyiz. Normalleşme süreci kesinlikle eskisi gibi hasta bakmak şeklinde düşünülmemeli. Bu kapsamda, normalleşme sürecinin ilk aşamasında günlük bakılan hasta sayısı pandemi öncesi dönemde bakılan günlük hasta sayısının yüzde 20-25’i kadar olacak şekilde planlanmalı. Hasta aralarında hasta bakılan odanın ayrıntılı dezenfeksiyonu ve havalandırılması için uygun altyapı ve ekipman ihtiyacı karşılanmalı. Tüm bu işlemlerin düzgün bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için ise hasta randevuları arasında boşluk bırakılmalı. Covid-19 sonrası alınan yeni enfeksiyon kontrol önlemlerinin hem hastalar hem de sağlık çalışanları tarafından benimsenmesi için normalleşme sürecinin ilk aşamasından faydalanılması gerekiyor. Covid-19 enfeksiyonunun ülkemizdeki seyrine bağlı olarak Koronavirüs Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri ve Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün kararı ile diş hekimliğinde 1 Haziran itibarıyla normalleşme süreci başlamıştır ve kademeli olarak artarak devam edecek” dedi.

Pandemide diş sağlığını korumanın yolları

Pandemi günlerinde ağız ve diş hijyeninin nasıl sağlanması gerektiği ile ilgili de bilgi veren Prof.Dr. Selçuk Basa, “Hepimiz için bu dönemde birçok alışkanlığımızı değiştirmemizi gerektiren yeni bir rutin oluştu. Bu yeni rutinimizde genel sağlığımızın ayrılmaz bir parçası olan ağız ve diş sağlığımızı korumak için hijyen alışkanlıklarımızı en üst seviyede tutmamız gerekiyor. Bunun için mutlaka günde 2 kez dişler fırçalanmalı. Diş fırçasının erişemediği alanlardaki bakteri plağını uzaklaştırmak için diş ipi, ara yüz fırçası veya ağız gargarası kullanımı gibi ek önlemler uygulanmalı. Ayrıca çürüğe neden olma riski yüksek olan karbonhidrat içerikli yiyeceklerden uzak durulması, bol lifli yiyeceklerin tüketilmesi, öğünler sırasında ve sonrasında bol su içilmesi dişlerimizi çürüğe sebep olan bakterilerin etkisinden koruyacaktır. Bunun yanı sıra ağız bakımı yapılmadan önce ve sonra eller mutlaka etkili bir biçimde yıkanmalı” diyerek sözlerini tamamladı.

Acil değilse diş hekimine gitmeyin

Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı rehberde ağrı, enfeksiyon, kanama ve travma kaynaklı rahatsızlıkların diş hekimliğinde acil ve zorunlu hizmetler olarak tanımlandığını hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Basa, “Bunun dışındaki işlemler de normalleşme sürecinin başlamasıyla yapılmaya başlandı. Ancak hastalar rahatsızlıklarının acil bir durum olup olmadığına karar veremiyorlarsa ya da var olan problemin bir diş hekimi müdahalesi gerektirip gerektirmeyeceğini bilmiyorlarsa mutlaka hekimleriyle telefon, mesajlaşma veya video konferans yoluyla bağlantı kurarak durumları hakkında bilgi almalı, gerekiyorsa sağlık kuruluşlarına başvurmalılar. Estetik vb. gibi acil tanımının dışında kalan tedaviler normalleşme süreci ile birlikte yapılmaya başlanacak. Ancak pandeminin ülkemizdeki seyri izlenerek bu gibi işlemlerin bir süre ertelenmesinin fayda sağlayacağı biliniyor” açıklamasında bulundu.

Randevulara tam zamanında gelin

Salgın sürecinde bulaş ihtimalinin azaltılması ve hastaların uygun tedaviyi güvenli koşullarda almaları için sağlık çalışanları ve kliniklerin aldığı önlemlerin yanı sıra hastaların da bu konuda bilinçli olmasının önemine de değinen Prof.Dr. Selçuk Basa, “Hastalar bekleme alanlarında bulaşma riskini azaltmak için randevulara tam zamanında gelmeli. Hastalar gerekirse bina dışında ya da araçlarında beklemeli, randevu saatleri geldiğinde klinik içerisine giriş yapmalılar. Hasta ve gelmesi zorunluysa refakatçi kliniğe gelirken mutlaka maske takmalı. Klinik girişlerinde ve bekleme odalarında alkol bazlı el antiseptiği bulundurulmalı. Ayrıca hastalar yakın zamanda Covid-19 benzeri semptomlar geçirdiyse veya Covid-19 pozitif bireylerle temasta bulunduysa bu konuda mutlaka diş hekimine bilgi vermeliler” dedi.

Rapor Et

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?



Yorumun nedir ?

Paylaşan Yogber : Esra Aydın

Ben Esra blog yazıları yazmayı ve insanlar için faydalı işler yapmayı seviyorum , yorum yapar ve etkileşimde bulunursanız memnun olurum.

İdrar kaçırma kronik bir hastalığın habercisi olabilir

Kistik Fibrozis hastaları koronavirüse karşı risk altında